14915,65%1,02
43,12% 0,21
50,20% -0,08
6245,46% 0,83
10147,72% 0,77
Nomofobinin, akıllı telefondan uzak kalma veya şarjın bitmesi düşüncesiyle ortaya çıkan derin bir kaygı olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun yıkıcı psikolojik sonuçları olabileceğini söylüyor.
Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, "No mobile phone phobia" teriminden türetilen nomofobinin, yalnızca bir endişe değil, kişinin dış dünyayla bağının kopacağına dair derin bir korku içerdiğini vurguladı. Özellikle dijital dünyanın merkezinde yer alan gençlerde, sosyal medya kullanıcılarında ve kaygı eğilimli bireylerde nomofobinin daha yaygın görüldüğünü belirten Aydın, "Telefon artık sadece bir iletişim aracı değil; kimlik ve sosyal statünün bir parçası haline geldi" dedi.
Aydın, telefonun şarjı düştüğünde beynin bu durumu bir tehlike gibi algıladığını ve 'savaş ya da kaç' tepkisinin devreye girdiğini ifade etti. Bu durumda kalp çarpıntısı, terleme, nabız artışı ve titreme gibi doğal stres tepkilerinin yaşandığını kaydetti. Aydın, bazı kişilerde nomofobinin "hayali titreşim" gibi yanılsamalara bile yol açabildiğini aktardı.
Nomofobinin kronikleşmesi durumunda kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde bozduğunu ifade eden Aydın, uzun vadede ortaya çıkabilecek risklere dikkat çekti. "Telefonla aşırı bağ kurmak, gerçek dünyadaki sosyal ilişkilerin zayıflamasına neden oluyor" diyen Aydın, sürekli gelen bildirimlerin telefonun çekiciliğini artırarak ondan uzak durmayı zorlaştırdığını belirtti.
Aydın, evde veya işte telefonun kullanılmaması gereken 'sınırlı bölgeler' belirlenmesini önerdi. Örneğin yatak odasına telefon sokmamak gibi pratiklerin, kişinin telefondan bağımsız var olabileceğini ve şarjının bitmesinin bir felaket olmadığını fark etmesine yardımcı olacağını söyledi. Eğer bu alışkanlıklar yeterli olmazsa, bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yöntemlerle bir uzmandan destek almanın, nomofobinin altında yatan düşünce kalıplarını değiştirmede oldukça faydalı olabileceğini vurguladı.