Menü Aydın Güncel
Tarih: 07.03.2026 18:18
Pembe Pusula 15. yılında: Kadınların sesi susmayacak

Pembe Pusula 15. yılında: Kadınların sesi susmayacak

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye'nin Tek Kadın Gazetesi Pembe Pusula Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Çelik Alkoçlar, 15. Kuruluş Yıldönümü ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yayınladı.

15 Yıllık Sözcülük ve Mücadele

BURSA (İGFA) - Pembe Pusula Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Çelik Alkoçlar, gazetenin kurulduğu günden bu yana kadınların eşitlik, adalet ve hak mücadelesinin sözcüsü olmaya çalıştıklarını vurguladı. Kadınların sesini görünür kılan, sorunlarını gündeme taşıyan ve çözüm için yol gösteren öncü bir misyon üstlendiklerini söyledi.

Erkek Egemen Zihniyetin Kurbanları

"Kadınlar, erkek egemen zihniyete kurban edilmeye devam ediyor"

Tarih yazan bir kalemin ve cesaretle atılmış bir imzanın yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Alkoçlar, 8 Mart'ta yalnızca bir gazetenin kuruluşunu değil, kadınların varoluş mücadelesini de gündeme taşıyacaklarını belirtti.

Acı Gerçekler ve Farkındalık Mücadelesi

"Biz sadece habercilik yapmadık, kadınlara cesaret verdik, yaşam hikayelerini sayfalarımıza taşıdık. Son 15 yılda acımasızca yaşamdan koparılan 4500 kadınımızın hatırasını taşıyarak toplumun kadın cinayetleri ile yüzleşmesi için farkındalık oluşturduk. Dünyanın farklı coğrafyalarında erkek egemen zihniyet, güç savaşıyla her yeri kan gölüne çevirirken, kadınlar ve çocuklar trajedinin mağduru olmaya devam ediyor." dedi.

Kalemin ve Kadın Yazısının Gücü

"Kalem sustuğunda karanlık büyür. Kadın yazdığında tarih değişir"

"Kadın varsa toplum vardır" gerçeğiyle haykıran varoluş mücadelesinin Pembe Pusula'nın yolunu aydınlatmaya devam ettiğine dikkat çeken Alkoçlar, kadınların sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal hayatta daha güçlü temsil edilmesi için atılan her adımda, geçmişin cesur kadınlarının izini gördüklerini söyledi.

Unutulmayan İsimler ve Yaşam Hikayeleri

"Yaşamdan koparılan tüm kadınları saygı ve özlemle anıyor, kadınların özgür ve güvenli yaşayabildiği bir dünya için mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Kadın cinayetleri istatistik değildir. Her biri hayalleri, umutları ve yaşamları yarım bırakılmış kadınların hikâyesidir. Özgecan Aslan, Pınar Gültekin, Emine Bulut, Şule Çet, Başak Cengiz, Münevver Karabulut, Nagehan Usta, Narin Güran ve daha niceleri… Bu isimler toplumsal şiddetin sembolü hâline gelmiş acı bir gerçek olarak hafızamızdaki ve vicdanımızdaki tazeliğini koruyor."

Gazeteciliğin Vicdanı ve Sorumluluğu

"15 yıl önce yola çıkarken tek bir ilkemiz vardı: Kadınların sesi duyulmalı, kadınların hikâyeleri anlatılmalı ve adalet talebi görünür olmalı. Gazeteciliğin yalnızca haber vermek olmadığına inanıyoruz. Bize göre gazetecilik toplumun vicdanını canlı tutabildiği ölçüde büyüyecektir. Kadına yönelik şiddet başta olmak üzere dünyamızı sonsuz bir uçurumun eşiğine sürükleyen sorunları ve bu sorunların baş aktörlerinin kirli ve karanlık yüzlerini ifşa etmeyi, dünyayı güzelleştiren her bir kadının adını ve hikayesini yaşatmayı sorumluluğumuzun gereği olarak görüyoruz."

8 Mart'ta Verilen Söz

"Kuruluş yıldönümümüz olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde bir kez daha söz veriyoruz: Kadınların sesi olmaya, adalet arayışını görünür kılmaya ve kadınların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü her kadın adı hatırlandıkça, her hikâye anlatıldıkça, sessizlik biraz daha kırılır. Kalem sustuğunda karanlık büyür. Kadın yazdığında tarih değişir. Nice güçlü, cesur ve aydınlık yıllara…" diye konuştu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —